
Soğuk uygulamanın cilt üzerindeki etkisi aslında yeni bir fikir değil. Soğuk, ciltteki kan dolaşımını kısa süreli olarak hızlandırır ve yüzeydeki damarların büzülmesine neden olur.

Bu durum da özellikle sabah saatlerinde yüzde daha canlı bir görünüm oluşmasına yardımcı olabilir. Maden suyunun içeriğindeki mineraller ise cildi ferahlatan ve geçici olarak toparlanmış bir görünüm veren etki yaratabiliyor.

Bu yöntemde kullanılan bir diğer malzeme ise gül suyu. Uzun yıllardır cilt bakımında kullanılan gül suyunun özellikle sakinleştirici ve yatıştırıcı etkisiyle bilindiği belirtiliyor.

Gün boyu çevresel faktörlere maruz kalan cilt, akşam saatlerinde yapılan gül suyu uygulamasıyla rahatlayabiliyor. Ayrıca gül suyunun cildin pH dengesini korumaya yardımcı olduğu da biliniyor.

Hazırlaması ise oldukça basit. Bir buz kalıbının yarısına saf gül suyu, diğer yarısına ise gazı biraz kaçırılmış maden suyu konuluyor.

Karışımların birbirine karışmaması için ayrı bölmeler kullanılması öneriliyor. Dondurucuda tamamen donduktan sonra buz küpleri kullanıma hazır hale geliyor.

Uygulama genellikle sabah ve akşam olmak üzere iki farklı şekilde yapılıyor. Sabah saatlerinde temiz cilt üzerinde bir adet maden suyu buz küpü, yüz üzerinde dairesel hareketlerle gezdiriliyor.

Bu uygulamanın cildi uyandırdığı ve gün içinde daha canlı bir görünüm sağladığı ifade ediliyor. Akşam saatlerinde ise makyajdan ve kirden arındırılmış cilde gül suyu buz küpü uygulanıyor. Bu adımın cildi yatıştırdığı ve gece boyunca yenilenme sürecine destek olduğu belirtiliyor.

Ancak buz uygulaması yapılırken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar da bulunuyor. Uzmanlar, buzun cilt üzerinde uzun süre sabit tutulmaması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde buz yanığı olarak bilinen cilt tahrişi oluşabiliyor.

Bu nedenle buz küplerinin sürekli hareket ettirilerek uygulanması öneriliyor. Ayrıca kılcal damar çatlaması veya hassas cilt problemi yaşayan kişilerin bu yöntemi denemeden önce dikkatli olması gerektiği de belirtiliyor.

