Türkiye’de son günlerde meydana gelen okul saldırıları ve gençlik şiddeti dijital platformların etkisini yeniden gündeme taşıdı. Tartışmalar sürerken Yaşar Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, dijital platformlarda nefret söyleminin nasıl üretildiğini ortaya koydu. Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Avrupa Konseyi Gençlik Araştırmacıları Platformu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökay Özerim koordinatörlüğünde, AB Mükemmeliyet Merkezi uzmanı Zeynep Elif Turgut’un da bulunduğu uluslararası bir ekiple yürütülen çalışmada 3 milyondan fazla Telegram mesajını analiz edildi.
Tiksinti, öfke ve korku
Londra merkezli Göç ve Çeşitlilik dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, dijital platformlarda göçmen karşıtı söylemler tesadüfi değil, tiksinti, öfke ve korku gibi olumsuz duygular üzerinden bilinçli bir manipülasyonla inşa edildi. Türkiye, ABD ve Avrupa’dan 180 farklı Telegram grubunun sosyal medyanın göçmen karşıtı ağlar tarafından “duygusal laboratuvar” olarak kullanıldığını ortaya koydu. Araştırmada kullanılan yapay zekâ modelleri, mesajların satır aralarındaki duygusal kodları deşifre etti. Göçmen karşıtı mesajlarda tiksinti (yüzde 33.4), beklenti/kaygı (yüzde 33.2) ve öfke (yüzde 32.4) duygularının çoğu zaman iç içe kullanılarak mutlak hakimiyeti oldu.
Radikalleşme ortamı
Özellikle Telegram’ın düşük moderasyon, anonimlik, kapalı ve homojen gruplar gibi özellikleri sayesinde tasarlanarak “duygusal yankı odaları” oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Gökay Özerim, şunları dedi:
“Çevrimiçi nefret söylemi çoğu zaman rastgele ortaya çıkan bireysel tepkiler değil aksine, belirli duyguları özellikle tetiklemek üzere tasarlanmış mesajlarla karşı karşıyayız. Korku, öfke ve tiksinme gibi duygular sistematik biçimde kullanılarak toplumsal kutuplaşma derinleştiriliyor. Türkiye’de son günlerde yaşanan okul saldırıları, gençlerin dijital ortamlarda maruz kaldığı içeriklerin etkisini net bir biçimde ortaya koyuyor. Bu platformlar duygusal yönlendirme ve radikalleşme ortamları haline gelebiliyor.” ● İHA
‘Şirketler kötülüğün anası’
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman, Hatay’da “İhtisas Akademi” programında yaptığı konuşmada, “Dijital bağımlılık denen bela sadece Türkiye’yi değil, dünyayı rehin almış durumdadır” dedi. “Ulus aşırı dijital şirketler artık kötülüğün anası, merkezi haline gelmiş durumda” diyen Yayman, “Buraları daha sert tedbirlerle kontrol altına almamız lazım. Aynı zamanda mafya dizileri, sabah kuşağı kadın programları, oyun programları konusunda acil tedbirler almamız gerekiyor” diye konuştu.



