ABD Başkanı Donald Trump ve NATO arasında bu yılın başında Grönland’ı “ulusal güvenlik” gerekçesiyle ilhak etme söylemleri ile fitili ateşlenen gerilim, Ortadoğu’da halihazırda kırılgan bir ateşkese bağlı savaşın gölgesinde açık bir krize dönüşmüş durumda. Trump, savaşa destek vermedikleri için korkaklıkla suçladığı Avrupalı müttefiklerini cezalandırmak amacıyla NATO’dan ayrılmayı planladığının sinyalini verirken, Avrupa’nın Avrupalılar tarafından savunulabilmesi giderek daha fazla kabul görüyor.
DÖNÜM NOKTASI BERLİN
Wall Street Journal’ın haberine göre Trump’ın sitemleriyle aciliyet kazanan planın dönüm noktası ise Berlin’deki politika değişikliği oldu. Almanya, uzun zamandır Washington’ın Avrupa güvenliğinin garantörü rolünü sorgulamaktan kaçınan bir yaklaşım benimsiyordu. Ancak Başbakan Friedrich Merz’in ABD’nin güvenilirliğine duyduğu endişe, Berlin’in “Avrupa NATO’su” fikrini değerlendirmeye almasına yol açtı.
GEÇİŞ SÜRECİ BAŞLADI
Almanya’nın yaklaşımındaki değişim, İngiltere, Fransa, Polonya, İskandinav ülkeleri ve Kanada da dahil olmak üzere diğer ülkeler arasında daha fikir birliği sağladı. Öte yandan haberde, geçiş sürecinin çoktan başladığı belirtildi. NATO’nun hava ve füze savunmasını kimin yöneteceği, Polonya ve Baltık ülkelerine uzanan askeri sevkiyat koridorlarının nasıl işletileceği, lojistik ağların nasıl sürdürüleceği meseleleri şimdiden masaya yatırıldı.
EN BÜYÜK SORUN İSTİHBARAT
NATO’nun güvenilirliğinin temel unsurlarından istihbarat alanını ABD domine ediyor. Avrupalı yetkililer de kısa vadede ABD’nin uydu, gözetleme ve füze erken uyarı sistemlerinin yerinin doldurulmasının mümkün olmadığını düşünüyor. Ancak plan kapsamında Avrupa’nın istihbarat, lojistik destek ve hava savunması gibi alanlarda daha fazla sorumluluk alarak açığı kapatması bekleniyor.



